Türkiye Nefes Koçluğu Federasyonu
Nefesle İlgili Bilimsel Araştırmalar




Burun nefesine karşı ağız nefesi

PETER DOCKRILL 

28 ARALIK 2016 

Yeni bir araştırmaya göre, nefes sadece akciğerlerimizi oksijenle doldurmaz, aynı zamanda hayatta kalmamıza yardımcı olur, bu da düşünce ve hislerimizi etkileyebilir.

Araştırmacılar nefes ritminin insan beyninde elektriksel aktiviteler yarattığını keşfetti ve nefes almak için ağzımızı veya burnumuzu kullanıp kullanmadığımız ve de nefes almamız veya nefes vermemizin etkisi biraz farklı. 

Northwestern Üniversitesi'nden araştırmacılar, beyin aktivitesi ile solunum kalıbı arasındaki bağlantıyı bulmak için yedi epilepsi hastasından elde edilen elektroensefalografi (EEG) verilerini analiz ettiler.

Bu hastalarda nöbetlerin çıkış yerlerini belirlemek için ameliyat öncesinde beyinlerine implante edilen elektrotlar vardı, ancak veriler, beyin aktivitelerinin solunum ile senkronize biçimde dalgalanmaya başladığını gösteriyordu.

Bu faaliyet beynin üç alanında görüldü: kokuları işleyen piriform (koku alma) korteks; hafızayı kontrol eden hipokampus; ve duygusal işleme bağlı olan amigdala.

Nörolog Christina Zelano, "Bu çalışmada elde edilen en önemli bulgulardan biri, inhale sırasında amigdala ve hipokampusta ekshalasyona kıyasla beyin aktivitesinde dramatik bir farklılığın bulunur" diyor.

"Nefes aldığınızda, limbik sistemin tamamında, koku korteksi, amigdala ve hipokampusta nöronların canlandırdığını keşfettik."Araştırmacılar, hastalar nefes aldığında ve sadece ağız yolu ile değil burun yolu ile nefes aldığında, stimülasyonun sınırlı olarak ortaya çıktığını keşfettiler.

Daha fazla araştırmak için, araştırmacılar, davranışsal bir deney için 18 ila 30 yaşları arasında 70 sağlıklı deneğin katılımını sağladılar.

 

Testte katılımcılar, yalnızca birkaç saniyeliğine gösterilen görüntülerin korku veya şaşkınlık gösterdiğini belirlemek için hızlı kararlar vermek zorunda kaldılar.

Amaç, yüz ifadelerinin yorumlanmasına katılan amigdalanın, ağızdan veya burundan nefes alıp aldıklarında nasıl etkilendiğine daha yakından bakmaktı.

Ekibin sonuçları, katılımcıların inhalasyonda, korkmuş ifadeli yüzleri tanıması bir saniye daha hızlıydı - ancak ve ancak burunlarından nefes almaları durumunda. Şaşırmış ifadeli yüzleri tanımada hiçbir avantajı yoktu.

Hipokampustaki aktiviteyi ölçmek üzere tasarlanan ayrı bir hafıza testinde, katılımcıların 42'sinde bilgisayar ekranında nesnelerin resimleri gösterildi ve daha sonra bunları hatırlamaları istendi.

Testte, grup, nefes alırken nesneleri hatırlama konusunda biraz daha iyi bir performans gösterdi ve burun yoluyla teneffüs edildiğinde nesneleri yaklaşık yüzde 5 daha fazla doğrulukla hafızalarına geri çağırdı.

Araştırmacıların, burada yalnızca bir korelâsyon bulduklarını ve çok daha büyük bir örneklemede başka kanıtlar ve replikasyon olmaksızın tam olarak ne olup bittiğini netleştirmediğini belirtmeliyiz.

Ancak ekip, bilişsel işlevlerimizin tehlikeli durumda olduğumuzda nefes ile artabileceğini önermektedir; olaylara daha hızlı veya etkili bir şekilde tepki vermemiz için gereken zaman ve solunumumuz doğal olarak hızlanır.

Önceki araştırmalar normal bir solunum hızının bir yetişkin için dakikada 12 ila 18 nefes aldığını göstermiş ancak panik halinde dakikada yaklaşık 20 nefes alabiliriz."Böylelikle, vücudumuzun daha hızlı nefes alarak, korkuya doğuştan gelen yanıtı beyin fonksiyonunu olumlu yönde etkileyebilir ve çevredeki tehlikeli uyaranlara daha hızlı müdahale sürelerine neden olabilir."

Bulgular The Journal of Neuroscience'de rapor edildi ve aşağıdaki video bölümünde çalışma hakkında daha fazla bilgi bulabilirsiniz;













Tüm hakları saklıdır. © 2020 Nefes Koçluğu Federasyonu design by ixir.